50 Yıl Sonra Nasıl Bir Gelecek Hayal Ediyorsunuz
'21.01.2013'
haber detay

 

50 Yıl Sonra Nasıl Bir Gelecek Hayal Ediyorsunuz?
50 yıl sonra nasıl bir dünya hayal ediyorsunuz? Geleceğin dünyasıyla ilgili düşlediklerinizi bizimle paylaşın.
 
 
 
 
Geleceği Birlikte Düşlemeye Ne Dersiniz? 
 
 
 
Geçmişi anımsayarak aldığımız derslerin yanında, geleceği tasarlayarak umut dolu düşlerimizle kaderin önüne geçebilir miyiz bilinmez... Ama bütün öğretiler hep aynı şeyi söylüyor; hayal ettiğimiz şekilde yaşar, düşlediklerizle var oluruz. Düşlemek her şeyin başladığı andır… 
 
 
Geleceğin dünyasıyla ilgili düşlediklerinizi editor@abbasguclu.com.tr veya aguclu@milliyet.com.tr adresinde bizimle paylaşın.
 
Siz 50 yıl sonrasını düşlerken nasıl bir dünya hayal ediyorsunuz?
 
 
Bu eylemi bir kampanyaya dönüştürerek  sizlerden gelen paylaşımları bu sayfada yayınlamak istiyoruz.
Bu sayede tüm okurlarımızın desteğiyle mükemmel bir 'Düşlenen Gelecek' arşivi oluşturmayı düşünüyoruz. 
 
Böylesine kolay bir eylem için herkesin desteğinizi bekliyoruz. 
 
50 yıl sonra nasıl bir dünyada yaşıyor olacağız?
 
Doğa, insanlar, hayvanlar, teknoloji nasıl bir değişim geçirecek? 
 
Toplumun, ülkemizin, dünyanın geleceği nasıl olacak?
 
Belki umut dolu, belki karamsar ….Siz sadece hayal edin. Kısa bir süreliğine 2063'te uyanın.
 
 
****
 
İşte Sizden Gelenler; 
 
 
 
Merhaba hocam, daha öncede birçok konuda fikirlerimi belirtmiştim.Üç yıldır atanamayan bir bilgisayar öğretmeniyim ve uzun zamandır görüşlerimi belirtemiyordum askerliğimi yeni bitirmiş bulunmaktayım.Sizinle İstanbulda görüşmek için çok uğraştım ancak  o fırsatı yakayamadım kısmet olursa başka bir zamanda sizinle uzun uzun konuşma ve sorunlarımı ciddi bir şekilde anlatma fırsatım olur.50 yıl sonra dünyanın durumu ile ilgili düşüncelerimi belirtmek istedim.
 
Saygılarımla,
 
Özer DÖNMEZ
 
"İnsanlık tarihi boyunca gelişim ve değişimler hep var olmuştur.  ileriye dönük düşünme ve ileri konusunda bilgi sahibi olma konuları da hep merak konusu olmuştur. Bundan 50 yıl sonra acaba nasıl bir dünya içinde yaşayacağız? Bunu 3 farklı açıdan ele almak istedim:”Olan”,”olması gereken” ve “olacak olan”. Bundan önce de 50 yıl sonrası için 50 yıl öncesine 10 ar yıl geri  geri gidersek  zamanın nasıl bir değişim içinde olduğu konusunda bilgi sahibi olabiliriz. Acaba zaman değişiminin bir formülü var mı? Zaman nasıl ilerliyor biz bir süreç mi yaşıyoruz yoksa  “an” ları mı yaşıyoruz?
 
Kuşkusuz 50 yıl sonrasının nasıl olacağını  gösterecek en etkili değişkenlerden biri teknolojik gelişmelerdir.Teknolojik gelişmeye bağlı olarak ;sosyal, siyasal, ekonomik ,kültürel değişmeler birbirini tetikleyerek- etkileyerek  bugünden daha başka bir dünya olacağını söylemek mümkündür.
 
Bundan 50 yıl öncesine göre bundan 50 yıl sonrasını tahmin etmek bence yanlış olacaktır çünkü zaman aritmetik değişmemekte fakat 50 yıl öncesinden  günümüze kadar olan değişimleri sistematik bir şekilde düşündüğümüzde çok az zamanla çok daha işin yapılabildiği , dünyanın bir avuca sığdığı , hayallerin ve yaratıcılığın zorlanarak elde edilmiş ürünlerle bir hayat sürdüreceğimizi açıkça söyleyebiliriz. Her şeyden önce dünya artık sanıldığından daha küçük, 50 yıl sonra ise daha da küçülmüş bir dünyada yaşayacağız. Bir bilişimci olarak teknolojik değişimlerin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel değişimleri  muazzam bir güçle değişime zorlayacağını söyleyebilirim. Hatta dünya ülkelerindeki özellikle sosyal ve kültürel değişimlerin   teknoloji ile ilişkisi düşünüldüğünde 50 yıl sonrası dünya için bir fikir oluşturabiliriz.
 
OLAN DURUM:  Günümüz bilgi ve teknoloji çağı insanları birbirlerine yakınlaştırmış, kültürleri tanıtmış, farklı insanlar birbirini tanımış ve kültürlerin farklılıkları-benzerlikleri ortaya çıkarmıştır. Dünya küçülerek globalleşmiş. Tıpta mühendislikte sosyal bilimlerde gelişmeler olmuş, çözülemeyen birçok sorun çözülmüştür. Ancak bu değişimlere bağlı olarak insanlığı tehdit eden bambaşka sorunlar ortaya çıkmıştır. Burada teknolojiyi  kimin ne amaçla yarattığı ve kullandığı sorgulanmalıdır. Dünyayı yok edecek nükleer silahları da yaratan insan doğayı tahrip edip yaşanmaz hale getirende insan, savaşları da yapan insan bencilce ve savurganca yaşayan da gene insandır.yani dikkat edilmesi gereken en önemli değişken “İNSAN” faktörüdür. Bundan 50 yıl sonrasını belirleyecek olan kilit değişken insandır.
 
OLMASI GEREKEN DURUM:   Gelişim ve değişimle birlikte daha insancıl ve yaşanılabilir bir dünyadır olması gereken. İnsanın insanı ezmediği bilimsel kültürel ekonomik faaliyetlerin hep insanların huzuru ve yaşamı için olduğu bir dünya olması gerekir. Ütopik değil tamamen gerçek dünyadan bahsediyorum. Savaşların olmadığı dünyanın kardeş kardeşe geçindiği bir dünyadır olması gereken. İnsan bencilliğinin olmadığı ve her şeyin düşünülerek akılcı bir şekilde yapıldığı bir dünyadır olmadı gereken 50 yıl sonra…
 
OLACAK OLAN DURUM: olan durum ile olması gereken durum arasındadır olacak durum. Maalesef değişimler ve gelişimler  daha yaşanılabilir bir dünya için olmayacak. Savaşlar bencillikleri hırslar ve kötülükler de olacak iyi şeylerin yanında. Bir yandan gelişmiş ve teknoloji ile donatılmış bir dünya varken diğer yandan çocukların öldüğü  savaşlar da olacak.Özellike dünya kaynaklarının tükenmesi ;gelişmiş ülkelerin anlamsız ve gereksiz hırsları  savaşları da beraberinde getirmektedir. Ve bunların sosyal siyasal ekonomik değişimlere etkisi en az teknolojinin etkisi kadar olacaktır.
 
HER DEĞİŞİMİN YEŞERMİŞ BİR AĞACIN GÖLGESİNDE BİR İNSANIN YAŞAMASI İÇİN OLMASI TEMENNESİYLE…"
 
 
 



Bu site bir BMS PROJE iştirakıdır.