Kalabalık Sınıflarda Kayıp Çocuklar
'21.01.2013'
haber detay

Kalabalık Sınıflarda Kayıp Çocuklar

"Yeni eğitim sistemi her yönüyle tartışılırken okullarda sınıf mevcudunun 40'ın üzerine çıkması özellikle ana sınıflarda yakın zamanda kırmızı alarm vermeye başlayacak."

 

Çocukların tuvalet alışkanlığını henüz kazanamamışken, okullarda tuvalet sayısının azlığı bir yana, alaturka modelle yeni tanışan minikler için büyük risk taşıyor. Bu durumda çocuk ya saatlerce tuvaletini tutmaya çalışıyor ya da o çok korktuğu taşın kıyısına köşesine bırakmak, belki de altına kaçırmak zorunda kalıyor. Ne yazık ki bazı okulların ödenek yetersizliğinden sadece bir ya da iki temizlik personeli çalıştırması hijyenden yoksun koşulların yaratılmasına neden oluyor. Böylece çocukların en önemli dönemlerinde gelişim psikolojilerinde büyük travmalara yol açabilecek bu durum, çeşitli sağlık sorunlarını da beraberinde getirecek. Eğer uygun koşullar bir an önce yaratılmazsa çok yakında salgın hastalıkların baş göstermesi kaçınılmaz bir sonuç.

Varan 1!

Okullarda Kızamık Salgını

Velilerden aldığımız son bilgilere göre, ana sınıflarda kızamık salgını var. Bazı okullarda aşı uygulaması başladı. Ama anne babalar endişeli!

Çünkü çocuklar henüz grip salgınını atlatmış değil.

Gribal enfeksiyon aşıya engel mi? Aileler şimdi bunu merakediyor.

Peki salgın önlenemez biçimde yayılırsa bunun sorumlusu kim?

 

Öğretmenin İyi Gözlem Yapması Bekleniyor Ama…

Kalabalık sınıflarda sağlık koşullarının uygun olmaması, çocukların eşit düzeyde ilgi görmemesi, verimli eğitim alamaması bir yana, öğretmen bir arkadaşımın tanık olduğu ilginç bir olayı size aktarmak istiyorum.

Yine okul öncesi eğitim veren bir kurumda, bir öğrencinin yanağında ve gözünde belli belirsiz bir seyirme olduğunu fark eden öğretmen, durumu öğrencinin velisine aktarıp aileyi bir an önce sağlık kurumuna gitmesi için yönlendiriyor. O güne kadar çocuktaki bu durumu fark etmeyen aile, öğretmeni dinleyip doktora gittiğinde çocuğun felç olma riski taşıdığını ve durumun çok ciddi olduğunu öğreniyor. Neyse ki erken müdahaleyle sağlığına kavuşan çocuk belki de hayatını o öğretmene borçlu. Hem de o kalabalık sınıf mevcuduna rağmen onu son derece iyi gözlemleyebilen o usta öğretmene…

Ya durum hiç fark edilmeseydi?

Bunun sorumlusu kim olacaktı?

Elbette ki burada ailenin de suçu var. Ama günün büyük bir kısmını okulda geçiren çocuklar için bu sorumluluk aynı ölçüde öğretmene de düşüyor.

Peki ya onlar, o kalabalık sınıflarda her zaman iyi gözlem yapabilecek mi?

Ne yazık ki her çocuk, o koşullarda, bu kadar şanslı olamayabilir…




Bu site bir BMS PROJE iştirakıdır.