Başbakan'dan Özel Sektöre Üniversite Göndermesi
'14.01.2013'
haber detay

 

Başbakan'dan Özel Sektöre Üniversite Göndermesi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çağlayan'daki İstanbul Florence Nightingale Hastanesi açılış törenine katıldı.
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacaksa en ileri noktadaki ülkelerin baz alınacağını, onun için 2023'te ilk 10'a girmeyi hedeflediklerini belirterek, ''Şu anda 17'yiz ama 17'yi yeterli bulmuyoruz. İlk 10'un içine gireceğiz. Girer miyiz- Gireriz. Bir zamanlar dünyada bir numaraydık ama sonra maalesef malum yerlere geldik. Onun için yeniden aslımıza dönmemiz lazım'' dedi.
     Törende Başbakan Erdoğan'a, ''10 yıldır Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile hastaneleri evrensel standartlara kavuşturduğu, sayısız şehir hastaneleriyle de yepyeni bir çığır açmaya yönelttiği, özellikle Türkiye'de ilk defa Sağlık Üniversitesi modelini yükseköğretime kazandırıp sadece tıp doktoru ya da uzman hekim değil, nitelikli hemşire, sağlık teknikeri ve sağlıkta yardımcı ara eleman yetiştirilmesine katkı sağladığı için'' İstanbul Bilim Üniversitesi Senatosu tarafından ''Fahri Temel Tıp Bilimleri Doktoru'' unvanı verildi.
     Erdoğan'a cübbe ve diplomasını üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Cemşid Demiroğlu takdim etti.
     Başbakan Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada, Florence Nightingale Hastaneleri ve İstanbul Bilim Üniversitesi'nin, bugün Türkiye'nin önde gelen sağlık kuruluşları arasında yer aldığını belirterek, bu seçkin sağlık ve bilim kuruluşlarını Türkiye'ye kazandıran Türk Kardiyoloji Vakfı'nın kurucusu Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu'nu rahmetle andığını ifade etti.
     Vakfın 2002 yılından itibaren başkanlığını sürdüren Prof. Dr. Cemşid Demiroğlu'nu da İstanbul ve Türkiye'ye yaptığı hizmetlerden dolayı kutlayan Erdoğan, Türk Kardiyoloji Vakfı'nın Türkiye'ye kazandırdığı İstanbul Bilim Üniversitesi'ne şahsına tevdi ettikleri fahri doktora için teşekkür etti.
     Vakıf, hastane ve üniversite bünyesinde takdire şayan çalışmalar gerçekleştiren tüm bilim adamlarına, doktorlara ve bu büyük ailenin mensuplarına şükranlarını sunan Erdoğan, Türkiye'nin, özellikle de İstanbul'un, bugün sağlık alanında dünyanın önde gelen merkezlerinden biri konumuna gelmesinde Florence Nightingale Hastaneleri'nin önemli payı olduğunu söyledi.
     Sağlık hizmetleri konusundaki başarılarıyla bu güzel yapının, aynı alanda diğer pek çok girişime de örnek olduğunu ifade eden Erdoğan, bugün açılışı yapılan 120 milyon liralık bir yatırımın, başarılı ve örnek bir sağlık kuruluşu olarak hizmet vereceğine inandığını dile getirdi.
    
     -''Türkiye'yi dört temel taş üzerinde yükseltiyoruz''-
    
     Başbakan Erdoğan, yola çıkarken Türkiye'yi eğitim, sağlık, emniyet, adalet olmak üzere dört temel taş üzerinde yükselteceklerini söylediklerini hatırlatarak, eğitimde çok ciddi atılımları gerçekleştirdiklerini belirtti.
     Türkiye'de 176 üniversite sayısına ulaşmanın, 81 vilayete üniversiteleri kurmanın belki bazılarının bakış açısıyla ''gerek var mıydı'' şeklinde değerlendirilebileceğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
     ''Fakat bizim burada bir ilkemiz var. O da her alanda hizmeti ayağa götüreceksiniz. İnsanınızın hizmete ulaşması için fırsat kollamayacaksınız. Çünkü vatandaşınız her hizmete, hele hele üst seviyede hizmete ulaşacak imkana sahip olamayabilir. Ama devlet olarak hele hele sosyal devlet özelliğiniz varsa bu hizmeti insanınızın ayağına götürmeniz lazım.
     Hele hele öncelikli hizmetler olarak değerlendirdiğimiz eğitimi, cehaletle savaşı başaracaksak, bu eğitimi okul öncesinden başlamak üzere, ilköğretimde, orta, lise, üniversite hatta lisansüstü... Bunları vatandaşımızın ayağına kadar götürmemiz lazım. Bu bizim öncelikli görevimiz. Hükümet ve devlet olarak bunu başarmak zorundayız.''
     Çok ciddi eksiklerin de olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Ülkemizde yıllarca bilim insanı yetiştirmemek için oluşturulan bariyer, bunun önünü tıkamış vaziyette. Bilim insanı yetiştirmekte çok ciddi sıkıntılar yaşadık. Halbuki bu ülke tarihine baktığımız zaman bu noktada fakir değildi, iyiydi. Ama sonra fakirleşti. Bizim bunu yeniden ayağa kaldırmamız lazım. Tıp alanında bilim insanı ve doktor yönünden ciddi sıkıntımız var'' dedi.
    
     -''Dünya İstanbul, Türkiye hele hele Afrika hiç değil''
    
     Afrika'daki gözlemlerini aktaran Erdoğan, ''İnanın dünya bu değil. Dünya İstanbul, Türkiye hele hele Afrika hiç değil. Oraların halini gördüğümüz zaman üzerimizdeki yükün, sorumluluğun, emanetin ne kadar ağır olduğunu gördük. O insanların sefaletini gördük. Onların oradaki yaşantılarını gördüm ve sorumluluğumuzun daha da arttığını anladım'' diye konuştu.
     Sultan Yunus'un 15. asırda Afrika'ya gittiğini, hizmet verdiğini ve İstanbul sevdasını aşıladığını ifade eden Erdoğan, Nijer'de ''İstanbuleva'' adında bir şehir kurulduğunu anlattı.
     Nijer Cumhurbaşkanı'nın kendisinden, başkent Niamey ile İstanbuleva arasındaki 450 kilometrelik yolu yaptırması ricasında bulunduğunu belirten Erdoğan, Türk girişimcilerle anlaştıklarını ve Türk Eximbank olarak bu desteğin verileceğini söyledi.
    
     -Nijerli kadınların sağlık sorununa Türkiye el atacak-
    
     Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Nijer'de yaygın hastalıkların da dikkatini çektiğini belirterek, bu hastalıklardan birinin kadınlarda görülen ''fistül'' olduğunu vurguladı.
     Bu hastalığın erken evlilikten oluşan bir hastalık olduğunu öğrendiğini ifade eden Erdoğan, eşi Emine ile kızı Sümeyye Erdoğan'ın Nijer'de bu hastalığı yaşayan kadınların bakımıyla ilgilenen yerleri ziyaret ettiğini aktardı.
     Kadınların halinin görülmeye değer olduğunu söyleyen Erdoğan, ''Onlar ilgi bekliyor ama ilgi yok. Onlara gerek operasyonel müdahaleyi yapacak ne hastane imkanları var ne uzanacak el var. Türkiye'den bazı sivil toplum kuruluşları sağ olsunlar oralara gidiyor ve bazı operasyonlar yapılıyor. Bu alanlarla ilgili TİKA vasıtasıyla hastaneleri kuralım. THY vasıtasıyla doktorları gönderelim ama bir taraftan da doktorları ya burada ya da orada yetiştirelim. Bu işe müdahale alanını genişletelim. Bu konuda Nijer'de bu çalışmayı yapalım'' diye konuştu.
     Nijer'in 1 milyon 270 bin kilometrekarelik alana ve 17 milyon nüfusa sahip olduğunu anlatan Erdoğan, ''Ama sefalet maalesef mevcut. Biz onlara bakarak iyi noktadayız diyemeyiz. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkaracaksak en ileri noktada olan ülkeler hangisiyse onları baz alacağız. Onun için hedefimiz 2023'te ilk 10 diyoruz. Şu anda 17'yiz ama 17'yi yeterli bulmuyoruz. İlk 10'un içine gireceğiz. Girer miyiz- Gireriz. Bir zamanlar dünyada bir numaraydık ama sonra maalesef malum yerlere geldik. Onun için yeniden aslımıza dönmemiz lazım'' dedi.
    
     -''Özel sektör üniversite kurabilmeli''-
    
     Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin 10 yıl önce sağlık hizmetlerindeki konumuna değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     ''Hastaneleri birleştireceğiz dediğimizde herkes bizimle dalga geçiyordu. Artık vakıf olayını da farklı düşünüyorum. Üniversite olayında vakıf üniversitesini kaldırmamız lazım. Nasıl ki orta öğretimde, lisede özel sektör olarak bu yapılabiliyorsa üniversitelerde de özel sektör olarak üniversite kurulabilmelidir. Özel sektör ticari amaçla bu işi yapabilmelidir. Vakıf anlayışıyla bu olmaz. Niye- Oraya muvazaa geliyor. Bu muvazaayı ortadan kaldırmamız lazım. Ne lüzumu var muvazaayla bu iş el altından yürütülüyor. Bunun da önünü açmak suretiyle bu adımın atılmasını sağlayacağız. Bu konuyla ilgili diğer siyasi partilerle anlaşmamız gerekiyor. Çünkü Anayasa değişikliği icap ediyor.''
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Şehir hastanelerini inşallah kuruyoruz. Burada yargıda bir sıkıntımız var. Yargıdaki sıkıntıyı yasal bir düzenlemeyle aşmaya çalışıyoruz'' dedi.
     Başbakan Erdoğan, Çağlayan'daki İstanbul Florence Nightingale Hastanesi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, hastanenin sahip olduğu imkanlar ve sunduğu yüksek standarttaki sağlık hizmetleri yanında uluslararası bir sağlık eğitimi merkezi işlevi de göreceğini belirtti.
     Farklı ülkelerden gelen hastaların Türkiye'de tedavi edilebildiklerine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
     ''Burada farklı ülkelerden gelen hastalar var. Biraz sonra ziyaret edeceğiz. Bu farklı ülkelerden gelen hastalar, Avrupa'ya gitseler her yönüyle gerek kalitede gerekse fiyatta burada yakaladıklarını yakalayamazlar. Burada durum daha farklı. Onun için 'Türk sağlık sektörü' diyorum artık. Bu hizmetlerde evvelallah rekabette ön almaya başladı. Yani şu anda Batı buraya hastasını tam gönderemiyorsa, göndermeye başladılar, bilmediğinden gönderemiyor. Şaşırmayın bilmediğinden, görmediğinden gönderemiyor. Bildikleri anda gördükleri anda gönderecekler. Şu anda inanın anlatıyoruz anlatıyoruz şaşırıyorlar. 'Gelin, görün' diyoruz. Gelip görürse o zaman 'Haklıymışsınız biz geç kaldık' diyor.''
     Başbakan Erdoğan, hocaların uluslararası camiadaki arkadaşlarını Türkiye'ye davet etmeleri gerektiğini belirterek, ''Cemşid beyin de onlara güzel bir ev sahipliği yapması şart. Arada sırada onlara burada icabında şöyle yazları falan gerçekten konferanslar düzenlemeleri, uluslararası bazı toplantıları organize etmeleri, kaldı ki biz de devlet olarak, hükümet olarak, bu tür organizasyonlarda destek vermeye hazırız, bunları yapmak suretiyle de hem ülkemizi tanıtmak hem de özellikle üniversitelerimizi, hastanelerimizi yakından görmelerini sağlamak bizim öncelikli görevimiz olmalıdır'' diye konuştu.
     Hastanenin, enerji tasarrufu ve doğayı koruma esasına dayanan bir ''yeşil bina'' olması hasebiyle de ayrı bir farklılığı arz ettiğini anlatan Erdoğan, bu nedenle hastane yönetimini tebrik etti. Hastanenin, ülkenin ilk yeşil hastanesi olma unvanını kazandığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin 2023 vizyonuna uygun bir adım olarak gördüğü hastanenin yapımında ve hizmete hazır hale getirilmesinde emeği geçenleri kutladı.
    
     -''İnsana sevdalı olmak başka bir şey''-
    
     Başbakan Erdoğan sağlığın, hükümetleri döneminde gerçekten eğitimle birlikte en çok önem verdikleri alanların başında geldiğini bildirerek, şöyle konuştu:
     ''Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere kışları çekilen eziyet belliydi. 17 helikopter ambulansla ülke genelinde hizmet veriyoruz. 4 jet ambulansla ulusal, uluslararası bazda hizmet veriyoruz. Bunlar dönemimize kadar akla hayale gelen şeyler değildi. Taşınan hasta sayısı yoğun bir şekilde artıyor. Mesela paletli ambulans nereden gelirdi bizim milletimizin aklına... Güneydoğu'da, Doğu'da dağların tepesinden karda kışta ambulanslarla hastayı alacaksın, şehre getireceksin. Doğum öncesi bir haftada şehre alıp şehirde ağırlayıp ondan sonra tekrar köyüne götürmek. Bunlar sağlıkta çok önemli reformlar. Niye- Kadına verdiğimiz değerin önemi. Daha önce kızakların üzerinde veya evinde ölüme terk ediliyordu. Bunları atan bir anlayış. Her şey insan için dersen o zaman bu işi başarırsın. İnsana sevdalı olmak başka bir şey. Bu, devlet olarak bizim asli görevimiz.''
    
     -Rakamlarla sağlık hizmetleri-
    
     Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sadece bir kaç rakamla, Türkiye'nin sağlık alanında nereden nereye geldiğini ifade etmek istediğini belirterek, Türkiyede sağlık alanında çalışan insan gücü sayısı 2002 yılında 178 bin iken, rakamın bugün 462 bine yükseldiğini anlattı. Erdoğan, ''Sadece kamudaki uzman hekim sayısını 10 yılda 20 binden 33 bine çıkarabildik diyorum çünkü yeterli değil. İmkanların artmasıyla bunun daha da artması lazım'' dedi.
     Bunun yanında pratisyen hekim sayısını ise 24 bin 558'den 31 bin 136'ya çıkardıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
     ''Bunun da artması lazım. Çünkü aile hekimliğini getirdik. Buna şiddetle ihtiyacımız var. Yine bu dönemde, 87 bin olan kamudaki ebe ve hemşire sayısını da 131 bine çıkardık. Aile Hekimliği gibi modern bir sistemle özellikle Anadolu'daki vatandaşım 'Benim doktorum var' deme fırsatını elde etti. Bugün Türkiye genelinde 20 bin 274 aile hekimi vatandaşlarımıza hizmet veriyor. Kamu hastanelerini yeniden yapılandırdık. Koğuş sistemi odalarımız vardı. Hatırlayın, 8 kişinin kaldığı. Koskoca koridorda bir tane tuvalet. Sağlam girseniz, hasta çıkarsınız öyle bir durum vardı. Şimdi artık 2'li, 3'lü odalar. Artık tuvaleti, banyosu her şeyi içinde olan hastaneler yapıyoruz. Bu duruma geldik. Devlet hastaneleriyle adeta vakıf hastaneleri arasında fark yok. Bu noktaya geldik. Çok titiziz.''
    
     -Şehir hastaneleri-
    
     Başbakan Erdoğan, yeni bir adım attıklarını ifade ederek, ''Şehir hastanelerini inşallah kuruyoruz. Burada yargıda bir sıkıntımız var. Yargıdaki sıkıntıyı işte yasal bir düzenlemeyle inşallah onu aşmaya çalışıyoruz'' bilgisini verdi.
     Bugüne kadar aslında şehir hastanelerini kurmaları gerektiğini dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     ''Yani girdiğin anda artık hiçbir konuda farklı bir yere gitmeyeceksin. O kompleksin içinde işini bitireceksin. Böyle bir adım, böyle bir yapı. İlk temeli Kayseri'de atmıştık. Fakat inşaat yarıda kaldı. İstanbulumuzda, Ankaramızda büyük şehirlerin tamamında ilk etapta bu hastanelerimizi yapacağız. Devlet hastanelerindeki nitelikli yatak sayısını 6 bin 839'dan 40 bin 716'ya çıkardık. Böyle bir duruma ulaştık. Yoğun bakımda, oralarda da hamdolsun yatak sayılarını ciddi manada artırmış bulunuyoruz. Hastanelerimizi, fiziki olarak yenilemenin yanında en modern cihazlarla da güçlendirdik. İşte tomografiydi, ultrasonografiydi bütün bunların hepsini bulmak... Vatandaşa 7-8 ay sonraya randevu veriliyordu, bundan dolayı tabii vatandaş ciddi manada sıkıntılar yaşıyordu. Ama artık bunlar büyük ölçüde aşıldı.''
    
     -Acil sağlık hizmetleri-
    
     Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, acil sağlık hizmetleri konusunda da çok önemli gelişmeler kaydettiklerini belirterek, şöyle devam etti:
     ''112 istasyonlarının sayısını 481'den bin 854'e çıkardık. Ambulans sayısını 617'den 2 bin 936'ya çıkardık. Şehir hastanelerine verdiğimiz önem sebebiyle tabii bu bir bölge hastanesi niteliğinin ötesinde bir görevi ifa edecek. Ama burada üniversitelerimizden de yoğun bir şekilde artık doktorları yetiştirmelerine, gerek lisansta gerek uzman doktor noktasında ihtiyacımız var. Bu konuda hocalarımızdan istirhamımız; hakikaten bir an önce bu gençlerimizi yetiştirelim, sağlık hayatına kazandıralım diyoruz.''
     Açılışını yaptıkları hastanenin bir helikopter pistine de sahip olmasını özellikle önemsediğini ifade eden Erdoğan, ''Hele hele yurt dışından getirilen hastalar noktasında çok büyük öneme haiz. Bundan sonra yapılacak tüm hastanelerin hakikaten helikopter pisti kurması şart. Gerçi artık vakıf hastanelerimizde özellikle buna dikkat ediliyor. Bugüne kadar açılışını yaptığım bazı hastanelerde böyle modern helikopter pistlerini de gördük. Şimdi gündemimizdeki bu şehir hastanelerimizde de bunlar var. İnşallah Kayseri, Ankara Bilkent, Ankara Etlik Şehir Hastaneleri'ni 3 yıl içinde faaliyete geçireceğiz'' diye konuştu.
     Konuşmasının ardından İstanbul Bilim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Cemşid Demiroğlu, Başbakan Erdoğan'a plaket sundu.
     Başbakan Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu ve diğer yetkililerle hastanenin açılış kurdelesini kesti.
     Başbakan Recep Tayyip Erdoğan daha sonra hastaneyi gezerek, bazı hastalarla sohbet etti ve onlara çiçek verdi.AA



Bu site bir BMS PROJE iştirakıdır.