Ne Olur Artık Bu Sese Kulak Verin!
'16.05.2013'
haber detay

 

Ne Olur Artık Bu Sese Kulak Verin!
"Hemen her gün binlerce mail geliyor.Hepsi de hüzün yüklü.4+4+4 ve serbest kıyafetten sonar bu sayı daha da arttı.Artık veliler de öğretmen ve öğrenciler gibi dertli mi dertli."
 
 
 
 
Niye mi?
 
İşte zincirleme cevabı:
 
 
 
Merhaba Abbas Bey ,
 
Öncelikle sağduyunuza ve ayırdığınız zamana çok çok teşekkür ederim.
 
Bugün sayfanızda yazımı görünce inanın çok sevindim ve duygulandım.
 
Sizler sayesinde birilerinin bizim sesimizi duyacak olması inanın beni hem çok sevindirdi, hem çok ümitlendirdi.
 
 Sözkonusu olan, çocuklarımız ve öğretmenlerimiz hakkında verilen kararlar.
 
Ve bu kararların tüm bedelini, hem çocuklar hem veliler hem de öğretmenlerimiz ödüyor.
 
Bu kararları verirken neler yaşanacak öngörülmüyor, yada görülüyor risk alınır deniliyor.
 
Ben evimi taşırken kolay karar veremiyorum , değil ki çocuğum için yeni bir okul, yeni bir düzene kolayca kalkışayım. 
 
Zaten bu 4+4+4 sistemi nedeniyle, hiç planlamadığım şekilde oğlum 1 yıl erken ortaöğretime , kızım 1 yıl erken ilkokula başlayacak .
 
Nedir bu acele ? Bu konular çok çok konuşuldu , ama hiçbir geribildirim dikkate alınmadı.
 
Şimdi çok sevdiğim velisi bulunduğum Nurettin Teksan İlköğretim Okulum Ortaokul oluyor.
 
Ben  oğlumun Nurettin Teksan İlköğretim Okulu mezunu olması için , Çağlayan Demiray'ın öğrencisi olması için bu okula geldim , ancak şimdi bana başka okul deniliyor.
 
Öğretmenim garanti edilmiyor .
 
Biliyor musunuz, ben 1 sene sonra bu okuldan zaten mezun olacağım , peki öğretmenim ne olacak ?
 
Benim çocuğuma benden daha fazla emek ve zaman ayıran öğretmenimin hakları ne olacak?
 
Orda da karşımıza öğretmenimin hizmet puanı çıkıyor , ondan daha fazla puanı olan kalır, o gider deniliyor.
 
Bu kararı verirken başarısı , mesleki donanımı , çocuklara kattığı değer düşünülmüyor .
 
Hani temel eğitim en değerliydi , en önemliydi ?
 
O zaman neden bu eğitimi  dört dörtlük veren okulların ve öğretmenlerin düzeni kolayca bozuluyor, öğrenci bu eğitimden mahrum bırakılıyor .
 
Sağlıkta dönüşümün faturasını doktorlar ve farkında olmasa da hastalar ödedi, çok değerli doktorlarımızı , hocalarımızı maalesef kaybettik .
 
Hastalarımız hastanelerde tedavi sağlayacak doktoru bulmakta , ilacını bulmakta zorlanıyor.
 
Sıra sanırım şimdi eğitimde , bunun bedelini de öğrenciler ve öğretmenler ödeyecek.
 
Veliler öğrencilerini , bilmedikleri emri vaki yapılarak gönderdikleri devlet okullarına değil , mecburen özel okullara gönderecekler.
 
Bu mudur çözüm ? Ama sormadan da edemiyorum ?
 
Nedir bu acele , nedir bu insanların hayatına bile bile zarar verecek halde müdahale ?
 
Öğretmenini ve öğrencisini koruyarak okullarda kademeli  geçiş yapmak bu kadar mı zor ? 
 
 
 
Bir anne olarak üzüntüm büyük olduğu için çok uzun yazdım , lütfen beni mazur görün ama aşağıya yazıdığım ve bugün sayfanızda yayınlanan e-mailimi tekrar kopyalıyorum.
 
Çok rica ederek , bu konuyu sayfanızda "Günün yazısı"na taşır mınız ?
 
Belki hala bir şans vardır ;
 
Bizler hastalarımıza ne hayatlar katıyoruz, belki çocuklarımız için de onların eğitimlerine dair, öğretmenlerimizin hayatlarına  artılar katılır; hem de ufacık bir sağduyuyla .
 
Saygılarımla
 
Dr. Sinem Dulundu
 
'Merhaba,
 
Bu kadar yoğunluğunuz arasında bu maili okuyabilme fırsatınız olur mu bilmem ama bir anne olarak dileğim okumanız ve sesimizi duyurmanız. Oğlum Nurettin Teksan İlköğretim Okulunda 3. sınıfta okuyor. Okulu görme duyma şansınız hiç oldu mu bilmem , ama 1. sınıfta özel bir okulda okuyan oğlumu, oğlumun onay vermesi ile , hiç tereddüt etmeden alarak , bu okula, şu an okuduğu sınıfa , öğretmenine verdim. Tek amacım çok iyi bir temel eğitim ve öğretim alması idi. Ama inanın fazlası ile karşılaştım ; okul yönetimi , sınıflar, öğrenciler, öğretmenler ve her daim öğretmeni ve okulu için hazır olan , ne gerekirse maddi manevi destek veren veliler. Gururla söylüyorum ki neredeyse bir özel okul ile yarışacak haldeyiz. Çok değerli öğretmeni sayesinde oğlum, tüm sınıf arkadaşları ile aylık Türkiye genelinde sınavlarda çok büyük başarılar elde ediyorlar. Sırf matematik , türkçe mi.... Hayır... vicdanlı , empati kuran , değerlerini , örf adetlerini bilen , topluma yararlı bireyler olarak , her açıdan gururla söylüyorum ki dört dörtlük yetişiyorlar. Ancak 4+4+4 sistemi bizi de her okul gibi vurmak üzere. Oğlum sınıfını , okulunu , öğretmenini çok seviyor ve onlardan ayrılmak istemiyor. Öğrendim ki seneye, yeni eğitim öğretim yılında oğlum çok değerli öğretmeninden , sınıfından , okulundan ayrılabilirmiş. Belki diyeceksiniz ki , bir plan vardır....Daha iyisi olacaktır... Keşke .... Yap boz tahtasına dönen eğitim sisteminde , elim kolum bağlı , pamuklara sarararak büyüttüğüm çocuklarım için alınan kararlara müdahale edemiyorum. Hayır efendim 4,5 yaşinda ki küçük kızım için aldığınız karar ile okula erken başlıyacak uygun değil diyemiyorum ... Göz göre göre , oğlumun başarıdan başarıya koşan ( ki hiç abartmıyorum dilediğiniz anda sınıf başarılarını dökümante ederiz ) sınıfından ayrılmasına ve dolayısı ile tüm sınıfın dağılmasına , ona bu başarıyı göstermesinde tek başına uğraşan öğretmeninden ayrılmasına müdahale edemiyorum. Çocuklarımı büyütürken , biri onlara sormadan önlerine yemek getirse neden sormadın onlara , bana sordun mu neye allerjisi var yok , sen biliyor musun neyi sevdiğini diye eleştirirdim. Şimdi bana ve oğluma hiç sormadan onun adına karar alacak birileri var hayatımda . Ama ne zor biliyor musunuz ? Kim alıyor bu kararı neye göre bilmiyorum ? Neye göre ilkokulu bitirmesine 1 yıl kala bu kararı alıyor bilmiyorum ? Elbette çok zor iyi bir eğitim almak , iyi eğitimli çocuklar yetiştirmek ... Ama sözkonusu çocuklarımız , benim kıymetlim, her anne babanın kıymetlisi. Çocuktan eğitimden ödün verilir mi ? Her yıl sistem değiştirilir mi ? Ben de oğlumun 2 yıldır birlikte okuduğu öğretmeni gibi çok kıymetli , milliyetçi, örf adetlerine bağlı ve bunları bize aktaran bir öğretmende yetiştim. Çok iyi okullarda okudum , çok iyi şartlarda çalışıyorum. Anne olurken çocuklarımın hastalanmasından , düşmesinden korktum , üzüldüm. Ama hiç aklıma gelmeyen şey alacakları eğitimin kalitesinden şüphe etmekti... Annem etmemişti, ben şu an , daha yolun çok başından ilkokulu bitirmesine 1 yıl kala çıkan sorunlarla uğraşıyorum. Çok sevdiğim ülkem çocuklarıma kaliteli bir eğitim , doğru bir eğitim veremeyecek mi ? Yıllardır bu ülkeye aldığım iyi eğitimin karşılığı çalışarak veriyorum. İstiyorum ki çocuklarımda aynı şekilde düzgün ve kaliteli bir eğitim alarak , belli yere gelerek ülkelerine hizmet etsinler. Çok kolay bu kararı vermek , sorun da değil alıp çocuklarımı gitmek başka ülkeye. Ama sorarlar neden geldin diye ?Cevabım ne olacak , çocuklarım için iyi bir eğitim alsınlar diye mi? Yazık olur ....
 
Bizi duyarsanız çok sevinirim.
 
''Sayın Güçlü,
İlköğretim kademesindeki bir özel okulun branş öğretmeni ve bir veli olarak içinde bulunduğumuz sıkıntılı durumu sizinle paylaşmak istiyorum. Ben özel okul öğretmeni olmama rağmen devlet okulu eğitimi almasının kesinlikle daha iyi olacağını düşünerek kızımı Kadıköy Fenerbahçe Mahallesi Nurettin Teksan İ.Ö.O'nun 1-C sınıfına kaydettirmiş bir veliyim.
Gayet güzel bir eğitim yılının sonunda tüm heyecanımızla Maalesef son 10-15 gündür yaşadıklarımız beni ve tüm velileri kaygılı bir sürece sürükledi. Çünkü çok ciddi gerekçelere dayanarak hazırlandığı savunulan yeni kanun tüm aileleri allak bullak etti. 
Karşımızda OKULLARIN DÖNÜŞÜMÜNÜ içeren bir kanun sözkonusu bu konu üzerinde çok fazla bir yorum yapmak istemiyorum. Bir öğretmen olarak kanun içeriğinin pedagojik ve akademik açıdan doğru tarafları olduğuna kesinlikle katılıyorum. Ancak bu sürecin çok radikal bir şekilde devreye sokulması konusundaki aceleyi anlamakta zorluk çekiyorum.
Eğitim hayatının başında, ortasında ve son sınıfında olan değişik yaşlardaki çocukların bu durumdan etkilenmeyecekleri düşünülerek nasıl oluyor da alıştıkları ortamdan, arkadaşlarından ve öğretmenlerinden ayrılmaları uygun görülüyor. GÖRÜŞTÜĞÜMÜZ DEVLET YETKİLİLERİ "ENDİŞELENMEYİN ÇOCUKTUR ÇABUK ALIŞIR" gibi yorumları ile bu konuya ne kadar değer verdiklerini zaten açıkça ifade etmiş bulunuyorlar.
Çıkış noktası KADEMELİ GEÇİŞ olan bu kanun nasıl oluyor da bir ay içerisinde farklı bir şekilde onaylanıyor ve nasıl oluyor da basında hiç bir şekilde yer almıyor...İşte biz velilerin tıkandığı nokta bu.
Hatırlarsanız geçen sene aynı dönemlerde 60-66 aylık çocuklarla ilgili problemler söz konusuydu. Milli Eğitim Bakanlığı maalesef yanlış (yanlış diyorum çünkü kendileri de içinde bulunduğumuz eğitim-öğretim yılında yaptıkları beyanlarında bunun yanlış olduğunu birçok kez ifade ettiler) bir karar vererek küçük çocukların kayıtlarını içeren yasayı onaylattı. Ben bizzat kendi okulumda küçük çocukların yaşadıkları sıkıntıları onlarla birlikte yaşadım. Ne oldu uygulamanın başarısız olduğu görüldü ve 2013-2014 yılı için bu uygulama kaldırıldı. Bunun pratikteki sonuçlarını görmek için tüm okullarda mı uygulanmalıydı yoksa ilçeler bazında pilot uygulamalar yapılamaz mıydı? 
Son olarak şunu eklemek istiyorum ben bir devlet memuru kızıyım ve üç kardeşiz eğitim hayatımız maalesef çok kaoslarla geçti kız kardeşimin lise hayatında tam ergenlik çağında yaşadığı değişiklikler nedeniyle kortizon tedavileri gördüğünü dün gibi hatırlıyorum. Şükür hepimiz eğitim hayatımızı başarıyla tamamladık ama bu süreç içerisinde ciddi psikolojik sorunlar yaşadık. Bizim sorunumuz babamızın mesleğinden kaynaklanıyordu kabullendik. Şimdi ben evime 5 dakika mesafede okuyan kızıma önümüzdeki seneki değişikliği nasıl anlatacağım? 
OKUL DÖNÜŞÜMÜ hakkındaki yasanın KADEMELİ GEÇİŞ ile bir mantık çerçevesinde sağlanmasını sağlamak adına bizi bir şekilde duymanızı ve duyurmanızı tüm kalbimle rica ediyorum. ''
Nurettin Teksan 1-C velisi
 
 
EĞİTİM AJANSI



Bu site bir BMS PROJE iştirakıdır.